14/10/2009 ·

İnsanı diğer varlıklardan ayıran Allah’u Teala, kainattaki canlı ve cansız her şeyi insan neslin yararlanması için yaratmıştır. Bunu Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette görebiliriz.

 

‘’Yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yaratan O’dur.’’ Bakara suresi, 2/29

 

‘’O (Allah) göklerde ve yerde bulunan her şeyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermiştir. Düşünen bir toplum için, bunlarda nice ibret ve deliller vardır.’’ Casiye suresi, 45/13)

 

‘O (Allah) yeryüzünü üzerinde rahatlıkla yaşayacağınız hale getirmiş, sizin emrinize vermiştir. Dağlarında ve ovalarında gezip dolaşın ve Allah’ın sizin için yarattığı rızklardan yiyin.Öldükten sonra varacağınız yer Allah’ın huzurudur.’’ Mülk Suresi, 67/15

 

Allah, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize amade kılmıştır. Yıldızlarda yararlanmanız için Allah’ın emrine boyun eğmişlerdir. Şüphesiz ki, bunda aklını kullananlar için allah’ın varlığına, kuvvet ve kudretine pek çok deliller vardır. Yeryüzünde sizin için yarattığı rengarenk bitkilerde de, düşünüp öğüt alanlar için uyarıcı ibretler mevcuttur.

 

Allah denizleri emrinize verdi ki, avlanarak taptaze balık eti yiyesiniz, derinliklerine dalarak süs eşyaları çıkarıp süslenesiniz. Denizde gemilerin sularını yararak yüzdüğünü görürsünüz. Bütün bunlar, Allah’ın rızasını kazanmanız, sizin için yarattıklarımızdan yararlanmanız ve nimetlerine şükretmeniz içindir.’’ Mülk suresi, 67/2

 

Tüm bun lütufların karşılığında Cenab-ı Hak bizden yalnızca kendisine kulluk etmelerini istemiştir.

 

‘’Ben,cinleri ve insanları sırf bana kulluk ve ibadet etsinler diye yaratım.’’ Zariyat suresi, 51/56

 

‘’Hanginizin daha iyi amel işleyeceğini denemek için, ölümü ve hayatı yaratan Allah’tır. O her şeye galiptir, çok affedendir.’’ Mülk suresi, 67/2

 

‘’O Allah ki, kainatı, hanginizin daha iyi amel işleyeceği hususunda sizi imtihan etmek için yarattı.’’ Hud suresi, 11//7

felsefe

4/6/2009 ·

İncitmeyelim ve incinmeyelim

4/1/2009 · Kategori: OZLU SOZLER

GERÇEK ÖZ

4/1/2009 · Kategori: KISISEL GELISIM YAZILARI

GERÇEK ÖZ

Olduğu halini uygun ve kabul edilir bulmaz. Hep kendi dışında bir şeylere ihtiyaç duyar kendini tamamlamak için.

Ama hiçbirşey içindeki boşluğu dolduramaz ta ki gerçek özünü farkedene kadar.

Oysa ego bilinci.''kendisi'' olduğunda kınanacağına ve beğenilmeyeceğine inanır.

O zaman içindekilerin önüne sahte davranışlar çeker. Olduğundan farklı görünmek zorunda olduğuna inanır.

Düşündüklerini söylemez olduğu gibi davranmaz
.

KÖTÜLÜK MÜ

31/12/2008 · Kategori: KISISEL GELISIM YAZILARI

Bize kötülük yapanlar, kendi gönlümüzdeki kirleri temizleyen yardımcılardır.

Bu görüş açısından baktığımızda, onlar bizim düşmanımız değil dostumuz olurlar.

Kötülük bize tutulmuş bir aynadır. Bize güçsüzlüğümüz ve eksik yanlarımızla ilgili resimler sunar.

Olduğunuz şeyi bulmadıkça huzura eremiyeceksiniz.

28/12/2008 · Kategori: KISISEL GELISIM YAZILARI

Bir sevgiliniz olsun istersiniz, ama içten içe aşka inanmazsınız. Başarı için yanıp tutuşurken, yenilgi için elinizden geleni yaparsınız.

Rahat ve huzurlu olmak istersiniz ama huzurunuzu bozacak şeyleri bulup çıkarmakta usta olduğunuzu farkettiğinizde bu duruma şaşırır kalırsınız.

Acı verici bir yorgunluk yapışır yakanıza çıkmaz bir daire içinde dönüp durduğunuzu hissedersiniz. İşte tam o zaman yanlış yere bakarsınız kaderinizi, toplumsal koşulları, annenizi, babanızı, cinsiyetinizi şansınızı, zamanı üzerinde yaşadığınız coğrafyayı, başka insanları suçlarsınız. Ya da herşeyin birdenbire düzeleceği bir günü beklersiniz.

Olduğunuz şeyi bulmadıkça huzura eremiyeceksiniz.

KALICI MUTLULUK

28/12/2008 · Kategori: KISISEL GELISIM YAZILARI

KALICI MUTLULUK

Doyurulan arzudan elde edilen mutluluk aldatıcıdır ve hep arkasından daha fazla tatmin isteği gelir.

Kendi mutluluğunuzu bencilce aradığınız sürece mutluluk sizden kaçacaktır.

Kalıcı mutluluk sadece kalıcı şeylerle ilgilendiğimizde bize gelir. O zaman geçici şeylere sarılmayı ve özlem duymayı bırakın, o zaman ebediyet bilincine erer ve nefsi aşıp zamanla safiyet ruhuna, kendini feda etmeye ve evrensel sevgiye geçerek, o bilince erdiğiniz için, mutluluk size kendiliğinden gelir ve sizi asla terk etmez.

Kendinizi başkalarının kederlerinde unutursanız, başkalrına yardım etmeye adarsanız, ilahi mutluluk sizi bütün keder ve elemden korur.

15/12/2008 ·

'Oğul insanlar vardır; şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.

Avun oğul avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın, ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin...

Öfken ve nefsin bir olup aklını yener.

Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın.

Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.

Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.

Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.

Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.

Açık sözlü ol, her sözü üstüne alma. Gördün söyleme,bildin bilme.

Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz.

Üç kişiye acı:
* Cahiller arasındaki alime,
* Zenginken fakir düşene,
* Hatırlı iken itibarını kaybedene.

Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

Haklı olduğunda mücadeleden korkma.

'Bilesin ki atın iyisine DORU,'
'Yiğidin iyisine DELİ derler...'
 

HAKİKAT DAMLALARI

6/4/2008 · Kategori: HAKIKAT DAMLALARI

-54-

Bütün gurbetlerin iksiri Allah’a kurbettir.
***
İçinde yaşadığı çağı iyi okuyamayan bir insan, Kur’an-ı Kerim’i elli defa okusa da hep geçmişe dair şeyler söylemekten kurtulamaz.
***
İnsan, başkalarına “Günaha girmeyin” demeden önce kendisi günahlara karşı oruca niyet etmeli ki hem burada sözü tesirli olsun hem de ötede mahcubiyet yaşamasın.
***
Mahkum toplumlardan ziyade hâkim milletler başka kültürlerin tesirinde kalırlar; hele bir de içlerinde fantezi peşinde koşanlar varsa...
***
Allah’ın kullarına bir şey anlatabilmek ancak Allah’a hâlis kul olmakla mümkündür; zira Cenâb-ı Hak, kullarını başkalarına kul olanlara emanet etmez.
***
Cehennemle intikam alma isteği canavarlara has bir duygudur; kendisine kötülük yapanlar hakkında dahi Cehennem söz konusu olunca “Hayır ya Rabbi, düşmanım da olsa ebedî nâra girmesine razı olamam” deme mü’minlik yoludur.
***
İman hizmeti hakkında “bu iş bitmiştir” diyenin işi bitmiştir; geride tek adanmış ruh bile kalsa hizmet kervanı yine de yürüyecektir, çünkü bu işin nokta-yı istinadı ilahî inayettir.
***
Şeytanca mülahazaların önünü ancak melekçe düşüncelerle alabilirsiniz.
***
Kuvvetle beraber hikmetin mevcudiyeti çok önemlidir; zira, hikmetten nasipsiz güçlüler, mevcudiyetlerini gece baskınlarıyla ifade etme hastalığına tutulurlar; hakkı çiğner geçer ve insanî hislere, latifelere, mantık ve muhakemeye hiç değer vermezler.
***
Din hiçbir şeye kurban edilmeyecek kadar ulu, uğruna kurban olunacak kadar ulvîdir.
***
“Allah’ım bana öyle bir lütufta bulun ki, yaşadığım sürece çok büyük işler yapayım; fakat, dünyalık hiçbir beklentiye girmediğim gibi öldükten sonra da bütün bütün unutulup gitmeyi arzulayayım!” İşte bir dava adamının dâimî muradı...

ÇOCUKLARINIZI KOLUNDAN TUTMAYIN, YOLDA TUTUN

6/4/2008 · Kategori: KISISEL GELISIM OYKULERI

Bir gün bir çiftçiyle oğlu çiftlikte günlük işlerini yaparken sahipsiz bir at çıkagelmiş. Adam atın üzerinde herhangi bir damga görememiş. Atı önlerine katmışlar. Onlarda kendi atlarıyla atı takip etmeye başlamışlar.

 

At çiftlik çıkışında bir yola sapmış ve bir süre gitmiş. Sonra yandaki gölü görmüş ve su içmek için yoldan çıkmış. Su içmeyi bitirince çiftçi onu tekrar yola çıkarmış. Bir süre daha gittikten sonra bu sefer atın karnı acıkmış ve çimenlik bir yere gitmiş. Karnı doyunca çiftçi onu tekrar yola çıkarmış.

 

Bu şekilde at birkaç kez daha yoldan çıkmış. Her seferinde çiftçi onu yola çıkarmış. Sonunda akşamüstü bir çitliğe gelmişler.

 

Çiftliğin sahibi yanlarına gelmiş ve şaşkınlıkla şöyle demiş:

 

‘Bu benim atım inanamıyorum. Peki bu atın bana ait olduğunu nasıl anladınız?’ Atı getiren çiftçi , atın sahibine şöyle demiş:

 

‘Ben bulmadım. Att kendisi buldu. Benim tek yaptığım onu yolunda tutmaktı.’

 

Çocuklarımızın veya birlikte çalıştığımız insanların hedeflerine ulaşmalarını önleyen en büyük engel, sürekli bizim onlara karışmamız ve onların yerine kararlar vermemizdir.

 

Yapmamız gereken onlara güvenmek, sorumluluk üstlenmelerini sağlamak ve doğru yolu göstermektir.

 

Bundan sonrası tamamen onların sorumluluğunda olmalıdır.

 

ÇOCUKLARINIZI KOLUNDAN TUTMAYIN, YOLDA TUTUN

 

Hayvanlar Dünyasından Örneklerle Kişisel Gelişim Öyküleri

Yakamoz Gelişim

Oğuz Saygın

« Önceki ::